Oscar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oscar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2015 Çarşamba

Muhteşem Güzellik : sıradan olmayan birşeyler izlemek isterseniz


 The Great Beauty - Muhteşem Güzellik filmini şuanda TV'de gördüm ve izlemekten yine kendimi alamıyorum. Daha önce 2 defa daha seyretmiştim. Bu film 2014 - Yabancı Dilde Film Oscar'ı almış bir film. Daha birçok ödül. Belirtmek gerek festival filmi. Sırf unutmamak adına kendime not etmek üzere yazmak istedim. Paolo Sorrentino yönetmiş ve başrolde Toni Sevillo var. Harika bir italyan filmi.

Hayata eleştirel ve derin bir bakış açısıyla yaklaşan bir film. Roma'nın bütün güzelliği gözler önünde, filmde yer alan karakterler çok özenli seçilmiş.. Müzikler yumuşak, sarıp sarmalıyor. Muhteşem uyum var filmde... Kafamı dinlemek istiyorum, dalıp gitmek istiyorum diyorsanız kendinize vakit ayırın ve sakince bu filmi izleyin.

28 Ocak 2015 Çarşamba

Birdman Oscar alır mı?

Birdman'i (diğer adı ile The Unexpected Virtue of Ignorence) - Türkçe ismiyle Atmaca'yı (diğer adıyla Cahilliğin Umulmayan Erdemi) yeni izledim. Oscar'ın favorilerinden fakat ben izlemekte zorlandım, maalesef akıcı bir film değil. Fakat bir dram filmi olarak dramın hakkını veriyor gerçekten de.

Film Hollywood'a bol bol giydiriyor. Bakın biz bizi eleştirene de ödül verebiliyoruz denmek istenirse pek ala ödülü verirler.
Dramın dibi
Filmin baş rol oyuncusu Micheal Keaton'ı Batman'den tanıyoruz, film içerisinde daha birçok ikona olduğu gibi Batman'e de trajik göndermeler var. Genel olarak film çok bunalım geçiyor. Ben karanlık buldum. Duygu dalgalanması yaşatmadı bana, karanlık, durgun, acıklı ve oldukça dramatik buldum filmi.

25 Ocak 2015 Pazar

Gone Girl - Kayıp Kız biraz fazla şişirilmemiş mi?

Gone Girl- Kayıp Kız filminin yönetmeninin David Fincher olması, yapılan tüm olumlu yorumların haklı olabileceği hissiyatı yaratıyor öncelikle.

David Fincher ki fenomen olan Fight Club - Dövüş Kulübü, Seven - Yedi, The curious case of Benjamin Button - Benjamin Button'ın tuhaf hikayesi gibi filmlere imza atmış bir yönetmen. Hal böyle olunca Kayıp Kız için beklenti hemen yükseliyor.
Gone-Girl-Kayip-Kiz- forum- David- Fincher
Kayıp Kız bana fazla abartılmış geldi

Filmin senaryosunun Gillian Flynn'in çok satan kitabından uyarlama olması aslında işleri biraz da zorlaştırıyor. Kitabı okumuş olan insanları tatmin etmek her zaman güç olmuştur. Filmin kahramanı olan Amy Dunne'u canlandıran Rosamund Pike'a büyük görev düşüyor. Rosamund Pike'ın performansı gerçekten de dikkat çekici. Zaten Oscar 2015'de en iyi aktris adayları arasında. Bu arada film Golden Globe'da da bir çok dalda aday oldu fakat ödül alamadı.

Ben Affleck de filmin ana karakterlerinden, Amy Dunne'un eşi Nick Dunne'u canlandırıyor. Ben Affleck bildiğimiz Ben Affleck, yakışıklılığı dışında sunduğu birşey yok bence.

20 Ocak 2015 Salı

American Sniper - Keskin Nişancı daha ilk gününden neden büyük gişe yaptı?

Bu senenin Oscar adaylarından American Sniper - Keskin Nişancı, Amerika'da gösterime girdiği gün ciddi gişe hasılatı yapmış.

Filmi çok yeni izlemiş birisi olarak nedenini az çok tahmin edebiliyorum. Filmin yönetmeni Clint Eastwood, film Amerikalı keskin nişancı Chris Kyle'ın biyografisinden uyarlama. Clint Eastwood'un en son Gran Torino filmini izlemiştim ve aynı keskin tarzını bu filmde de hissettim. Aşırı milliyetçi havayı baştan sona hissediyorsunuz filmde.
Keskin Nişancı

Evet filmi heyecanla izliyorsunuz ama Amerikalı olmadığımız için taraf tutmanız söz konusu olmuyor. Amerikalıların zorlama, pompalanmış milliyetçiliklerine ver coşkuyu ver coşkuyu dedirtecek türden bir film. Filmde keskin bir nişancıyı izlediğimiz için bol bol öldürme sahnelerine maruz kalıyoruz. Irak savaşında görev alan Amerikalı nişancının gözünden anlatılıyor film. Milliyetçilik hormonlarını coşturan bir film, (çiçek coşturanlar vardır ya arada bir çiçeklerimize verdiğimiz o aklıma geldi şimdi, aynen çoşturma misyonuna hizmet ediyor işte bu film de).

Clint Eastwood'un genel olarak tarzını beğenmiyorum ama filmin baş rol oyuncusu Bradley Cooper'ın oyunculuğunu, Silver Linings Playbook - Umut Işığım'dan beri beğeniyorum.

19 Ocak 2015 Pazartesi

Boyhood - Çocukluk tam 12 yılda çekilmiş deneysel bir film

2015 Oscar adayları açıklanınca bakalım neler var dedik arka arkaya seyrettik. Tabi Boyhood - Çocukluk hakkında dedikodu bol olunca izlediklerimiz arasında ilk sıralarda yer aldı. En iyi film dahil Oscar'a 6 dalda aday olan bu filmin bir de Golden Globe'da en iyi film ödülü alması merakı ateşleyen bir durum.

Neymiş bu kadar çok konuşulan Boyhood dedik ve tam 2 saat 40 dakika bir erkek çocuğunun büyümesine şahitlik ettik. Bu şahitlik aynı oyuncu üzerinde olunca ister istemez oyuncu ile duygusal bir bağ bile kurduk. Tanıdığımız ya da aileden bir çocuğun 12 yıl içerisinde yaşadıklarını, değişimini bir oturuşta izledik.
oscar-2015-boyhood-cocukluk-film
Bir hayatın 12 yılı: Boyhood 

Filmin Golden Globe'da en iyi film, yönetmen ödüllerini alması ve Oscar adaylığının en önemli nedeni bence filmin aynı oyuncular ile tam 12 yıl boyunca çekilmiş olması, yoksa filmde aksiyon, entrika, dram vs. yok. Komşunun oğlunun hayatını izler gibi izliyorsunuz. Sıradan, heyecansız ama dikkatin dağılmasına izin vermeyen bir film. Gözünüzün önünde büyüyen bir çocuğun değişimini izlemek bana sıkıcı gelmedi. Oyunculuk performansları açısından da yine komşuyu izler modundasınız, oldukça doğal sergilenmiş performanslar, 12 yıl içerisinde seyirciye yansıyan bir değişiklik hissetmedim. 12 yıl içerisinde gerçekleşen kaçınılmaz fiziksel değişimleri izlemek ise ayrı bir tad. Çocuk ne yakışıklı bir genç oldu, anne de bu sene kilo almış gibi yorumları yapmaktan kendinizi alamayacaksınız :)

17 Ocak 2015 Cumartesi

Whiplash'in 3'lüsü: hırs, tutku ve çarpışma

Whiplash, Oscar'a aday olan 3 milyon dolar gibi düşük bir bütçeyle çekilmiş, bağımsız ve etkileyici bir film.

Hırsı damarlarınızda hissetiriyor. Aaa sıradan bu da yaaa dediğiniz anlarda ters köşe yaptırıyor. Film kışkırtıyor, hırslandırıyor ama nefret uyandırmıyor. Birbirini takip etmesine alışık olduğum bu
duygulardan nefretin gelmemesi de afallatıyor…

Filmde coşku üst düzeyde… Hırslı, iddialı ve genç bir davulcunun kendi tabiriyle 'great' olmak için verdiği coşku dolu performanslarını ve 'Stüdyo Orkestrası' şefi ile kapışmasını izlerken etkilenmemek elde değil.

Hırs, hırs, hırs...
Etkileyici bir film
Sivri karakterli şef, Terrence Fletcher'in (J.K. Simmons) öğrencilerine despotça, akılalmaz derecede sert yaklaşımını ağzınız açık olarak izliyorsunuz. 19 yaşındaki yetenekli olduğundan daha hırslı olan baş kahraman Andrew (Miles Teller) ile Fletcher'ın birbirlerine öfke mi yoksa hayranlık mı duyduğundan emin olamadığınız anlar oluyor. Filmin işte burada ağlamalı, burada gülmelisin demesini yani direkt olarak istediğini izleyiciye vermesini çok sevmiyorum genelde. Bu filmde de ne hissetmen gerektiği konusunda ortada kaldığın anlar geliyor ama coşku hep buna eşlik ediyor.

Film 2015 Oscar'larında en iyi film ve en iyi yardımcı erkek oyuncu adayı dalında aday. En iyi film almak için yeterli mi bilemeyeceğim, bana sorulsa ben Interstellar derdim ama benim film aday bile değil :) Neyse canım ben zaten Oscar'lara karşı olan yaklaşımımı daha önce palaştığım şu yazıda belirtmiştim.  Ama Fletcher rolünde oynayan  J.K. Simmons oldukça başarılı bir performans sergiliyor.

Film seyredilmeyi hak eden bir film. Tabii burda bahsetmeden geçilmemesi gereken konu müzikler, yukarıda bahsedilen coşkunun aktarım aracı müzikler…

İyi seyirler, iyi hırslanmalar :)

8 Ocak 2015 Perşembe

En iyi film Oscar'ı ve bilimsel gerçekler

Oscar, Golden Globe v.s. gibi süslü ödüllerden birini alan bir film gerçekten de izlemeye değer midir?

Kimi filmler Oscar aldıktan sonra Türkiye'de gösterime giriyor. Bu film Oscar aldı hadi izleyin diye önümüze konuluyor.
Prestijli Akademi ödülü her sene Şubatta dağıtılıyor

Bu konuda sanat ekonomisti Victor Ginsburgh bir bilimsel çalışma yapmış.

Bilimsel çalışmada:

  • 1950 - 1980 yılları arasında Oscar, Golden Globe, New York Film Eleştirmenleri ödülü ve Ulusal Film Eleştirmenleri Derneği ödüllerinde 'en iyi film' ödülü alan filmler listelenmiş.
  • 1990'ların sonunda yayınlanan 'tüm zamanların en iyi filmleri' ni yayınlayan kurumların film listeleri ele alınmış. Çalışmada kullanılan listeler şöyle:
    • The American Film Institute yayını olan 'America's 100 Greatest Movies', bin 500 yorumcu tarafından oluşturulan bir listeymiş
    • Mr. Showbiz Critics Pic'in '100 Best Movies of all Time' listesi ki liste film yorumcularına en çok beğendikleri 10 filmi sıralamaları istenerek oluşturuyormuş
    • Amerikalı film yorumcusu Leonard Maltin'in 'The 100 Must See Films of the 20th Century' listesi
  • Filmlerin ayrıca gişe başarılarını da göz önünde bulundurmak üzere sinema salonu işletmecilerinin film distribütörlerine ve yapımcılara ödediği miktarlar da çalışmanın bir diğer parametresi olarak dahil edilmiş.
Çalışma sonucunda:

Tüm zamanların en iyi filmleri sıralamalarına 1950 - 1980 yılları arasında ödül alan sadece 77 film  girebilmiş.

İncelenen 'tüm zamanların en iyi filmleri' listelerinde en iyi film dalında Oscar alan filmlerin

  • Yüzde 65'i en az 1 kere yer alırken; 
  • Sadece yüzde 26'sı her 3 listede de yer alabilmiş.

Yazar, her ne kadar kurduğu ekonometrik model verilerine bakarak dağıtılan ödüller ile filmlerin ömrü ve estetik açıdan değeri arasında çok güçlü bir bağa ulaşamasa da araştırmasını spesifik örnekler vererek desteklemiş.

Altın Küre Ödülleri Oscar'ın öncüsü sayılıyor

Mesela 1952 yılında gösterime giren 'Singing in the Rain' filmi, ki sinemayla ilgisi olmayanların bile en azından filmin müziğini bildiği kesin, 'tüm zamanların en iyi filmleri' listelerinin her birinde yer alırken; film o yıl hiç bir ödüle aday bile gösterilmemiş. Öte yandan 'The Greatest Show on Earth' filmi incelelen 3 listeye de girememiş fakat 1952 yılında en iyi film dalında Oscar almış.




Bu çalışma aslında bildiğimiz bir gerçeği bir de rakamlarla anlatmış. Ödüllerin nasıl verildiğine dair dedikoduları duymaya başlarız yine Oscar'a doğru...